keşkeler...
bazen için yanarken gözyaşların damlarken dudaklarının arasından çıkan ilk sözcüktür "keşke".. onla başlayıp uzun bir yolculuğa çıkarız. kimdir bize keşke dedirten ya da nedir? herşeyi bir bir hatırlar ve binlere keşkeyle bitiririz konuşmayı gözyaşlarımızla daha fazla savaşamayarak.. herşey,herkes unutulur ama keşkeler hep kalır bilirsiniz! size werdiği acıdır hep o beş harfli tarifi anlamsız kelimenin. eğer birgün "keşke" diye başlayıp gülebilmek dileğiyle..
keşkelerle süslenmiş bir sonbaharda der bir şarkıda..umarım sadece sonbahardır...
kalıyor işte hep birşeyler....ama en çok "keşke"ler.birşey olacağından da değil halbu ki;galiba sadece sinir bozmak için,başka ne işe yarar ki zaten!!!
yüzünde kocaman bi sivilceyle saatlerce aynaya bakma hali türünden bir sinir bozuculuk.
garip ki; kurulabilecek pek çok cümlenin başında ya da ortasında ya da rastgele herhangi bir noktasında,en arsız hallerle sırıtıp bakar zamanın herhangi biryerlerinden.en ifadesiz yüzlerle...sanırım o yüzden en çok yanyana üç nokta yakışır yanına.zaman, içinde eritir tüm ünlemleri,geriye tamamlanamayan cümleler kalır,bir de daha vakti gelmeden sonu gelen sözler.
tüm "keşke"lerimi "aslında"larla değiştirmek istiyorum,belki de biraz olsun temizleyebilmek için ellerimi.geçerli birer bahane bulunabilirse tüm pişmanlıklar için,mümkünse ya da,belki bundan sonrası için,"o"ndan sonrası için,gidenlerden sonrası için,geriye kalanlar için yani;daha aydınlık cümleler kurulabilir.
((aynı suda ikinci defa yıkanmamak için diye yazacaktım...ama farkettim ki "keşke"ler zaten alık-lıklar-ım-ızdan arta kalanlar demek aynı zamanda,bu kadar felsefik bir açıklama ziyadesiyle eğreti durabilirdi...yazmadım.belki farkına varmadan bir tane daha ekledim :))
"aslında"lardan vazgeçip,"keşke-li şimdiki zaman"lar mı istesem?yakından bakıyorken de farkedilmez ki ama....içindeyken herşey doğru geliyor,biri gitmeden sezilmiyor ayrılığın sızısı,ten soğuması ölümden sonra geliyor ya bir de hep....